İÇİNDEKİLER
ARAMA:

Allâh Rasûlü’nün Yetimlere Muâmelesi

Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, yetimler üzerine titrerdi. Zîrâ Kur’ân-ı Kerîm’de yetîmin muhâfazasına dâir âyetler çoktur. Allâh Teâlâ, yetîmlere karşı hassâs olmayı telkîn ederek şöyle buyurmuştur:

“Sakın yetime kahretme! (Kötü muâmelede bulunup onu ezme!) (ed-Duhâ, 9)

Hadîs-i şerîflerde şöyle buyrulur:

“Müslümanlar içinde en hayırlı ev; içinde yetîme iyi muâmele edilen evdir. Müslümanlar içinde en kötü ev de yetîme kötü muâmele edilen evdir.” (İbn-i Mâce, Edeb, 6)

“Bir kimse, müslümanların arasında bulunan bir yetimi alarak yedirip içirmek üzere evine götürürse, affedilmeyecek bir suç işlemediği takdirde, Allâh Teâlâ onu mutlaka cennete koyar.”

(Tirmizî, Birr, 14/1917)

“Bir kimse sırf Allâh rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap yazılır…”

(Ahmed, V, 250)

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, toplumdaki kırık kalblere karşı, gerekli ictimâî vazîfelerin yapılmasını ısrarla tavsiye ederlerdi.

“Kim mes’ûliyeti altındaki kız veya erkek yetîm çocuğuna iyi davranırsa; o ve ben cennette berâber bulunacağız.” buyurarak iki parmağını yanyana getirirlerdi. (Buhârî, Edeb, 24)

Kalbinin katılığından şikâyet eden bir sahâbîye şu tavsiyede bulundular:

“Eğer kalbinin yumuşamasını istiyorsan fakiri doyur, yetimin başını okşa!” (Ahmed, II, 263, 387)