Gönlü ve Aklı Kullanmak
Cenâb-ı Hak, insanı mümtaz kılmış, ona ahsen-i takvim, en üstün varlık olma şerefini ihsan eylemiştir. Ayrıca; yerde ve gökte ne varsa insanın hizmetine âmâde kıldığını beyân buyurmuştur. Tabiî ki bütün bunlar düşünen kimseler içindir.
Bu demektir ki, Cenâb-ı Hakk’ın bizim üzerimizdeki nîmetlerini tefekkür etmek ve onları veriliş maksadına göre değerlendirmek, en büyük vazîfemizdir. Bilhassa gönlümüzü ve aklımızı en doğru şekilde kullanmakla mükellefiz.
Aklı nasıl kullanmalıdır?
Akıl, nefse râm olmamalı, bilâkis ilâhî hakikatlere âşina olarak imtihan dünyası içinde olduğunun farkına varmalıdır.
Gönlü nasıl kullanmak gerekir?
Gönül, Cenâb-ı Hakk’a aşk-ı hakîkî mekânıdır. İlâhî nazargâhtır. Dolayısıyla her türlü mâsivâdan ve günahtan temiz tutulmalı, zikir ve tevhid ile dolu olmalıdır. Nihayette de Allâh’ın huzuruna bir kalb-i selîm olarak götürülebilmelidir. İşte bu kıvam için;
