İÇİNDEKİLER
ARAMA:

Mûcizelerin En Büyüğü

Allâh Teâlâ, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e mûcizelerin en büyüğünü bahşetti: Kur’ân-ı Kerîm. Kur’ân kıyâmete kadar Allâh’ın kelâmı olduğunu ve Rasûlullâh’ın peygamberliğini ispat edecektir. Kıyâmete kadar gelen bütün insanlık Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e verilen bu mûcizeyi görecek, yakından tanıyacaktır.

Hazret-i Peygamber, Kur’ân mûcizesi ile öyle bir toplum meydana getirdi ki, adına Asr-ı Saâdet toplumu dendi. Dünyada böyle ikinci bir toplum yoktur. Çünkü o gün, câhiliye insanlığından, yani âdeta Hint Okyanusu’nun en dibindeki insanlardan, fazîlet olarak Himalaya Dağı’ndan daha yüksek zirvelere erişmiş insanlar meydana geldi. Kızlarını diri diri gömen vahşî bir toplum, Hazret-i Peygamber’in eğitim, feyiz ve rûhâniyetiyle Dicle kenarında bir kurdun zayıf bir kuzuyu kapmasına bile dayanamayacak derecede merhamet, şefkat ve mes’ûliyet hisleri ile dolu hâle geldi. Sadece bu muvaffakiyet bile Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in şahsiyetindeki yüceliği ve O’nun nasıl mükemmel bir üsve-i hasene, yani en güzel örnek olduğunu göstermek için kâfîdir.